30-
Gelin derviş olalım ilmi irfan bulalım
Zikre meşkul olalım de la ilahe illallah
Emreder kuran da hak feskürüni dedi bak
Oku ondan bir sebak de la ilahe illallah
Zikredenler mest olur Allah ile dost olur
Her murada rast olur de la ilahe illallah
Bülbül olan zar olur yanar içi nar olur
Sonunda gülzar olur de la ilahe illallah
Güle bülbül olalım bülbüle gül olalım
Doğru yolu bulalım de la ilahe illallah
Lafsı tevhid ne delim taklidi terk edelim
Sırrı tevhid bilelim de la ilahe illallah
Nakşibendi şöhretin melamidir siretin
TALİBİ nin zimmetin de la ilahe illallah
La ilahe illallah Muhammeden resulullah
Fehmi efendi H.Z leri derviş olmaya davet ediyor fakat derviş ilim irfan sahibi olmalıdır.
Eyer bir dervişte ilim ve irfaniyet olmazsa yalnız zikirle la ilahe illallah da kalmış
taklitçi bir derviştir dervişliği taklit ediyor demektir Cenabı hak kuranı kerim inde :
Siz beni zikir edin ben de sizi zikir ederim buyuruyor. Fakat zakir hakkı zikir ettimi
hak ona zikir ettiğini duyuracaktır eğer zakir hakkın kendi mazharından zikir ettiğini
duymamış ise zakir hakkı zikretmiş sayılmaz. Bu duygular ilim ve irfaniyetle olacaktır.
İlim ve irfaniyetsiz Allahın kendin den nasıl zikrettiğini bilemez. Kul Allahın zikrettiğini
şöyle bilecektir. Kulun Allahı zikrettmesi Allah da yok olmasıdır. Hakkın da kulunu
zikretmesi, kulun yokluğunda varlığı ile tecelli etmesidir. İşte karşılıklı zikir böyle olacaktır.
Derviş bu kemalata ermedi ise bu kemalata sayıp olmak için gayret etmelidir.
Bu zatı lafzı tevhidin sırrına ermekle olacaktır. Nakşibendi şöhretimiz Peygamber efendimizin
sünnetinden ayrılmayıp siretimiz ise melamidir. Melami demek hakta yok olmuş
daima hakkı her yerde zahir gören demektir.
31-
Gelin tevhid edelim la ilahe illallah
Hakka doğru gidelim la ilahe illallah
Dertlerimiz dermanı tenlerimizin canı
Canlarımız cananı la ilahe illallah
Hakka doğru gidelim hakla hakkı bulalım
Hak yolunda ölelim la ilahe illallah
Narı aşka dalalım yanalım kül olalım
Bahri vahdet bulalım la ilahe illallah
Sular gibi akalım kuşlar gibi uçalım
Dost ile buluşalım la ilahe illallah
Sular gibi çağı çak dolaşalım dağı dağ
Bulalım ummanı hak la ilahe illallah
İçelim meyhaneden olalım divaneden
Çıkalım bu haneden la ilahe illallah
Tacı tahdan geçelim keçe küllah nidelim
Nurdan hırka giyelim la ilahe illallah
Karga bülbül halinden anlamaz hiç razından
TALİBİnin sözünden la ilahe illallah
Hakka giden yol Tevhid yolu olduğu için,Tevhide davet olunuyoruz.Tevhid ise
la ilahe illallahtan ibaret değildir. Her şeyin hakikatı birdir. Bunun için
Resulullah efendimiz:Ya Rabbi bu eşyanın hakikatını bana bildir. Bu görünen
eşya senmisin,yoksa gayrimidir. İşte bunun için eşya haktır denmez. Gayride değil.
Bu bir ilim ile fark edilecektir. Buda Tevhid ilmiyle olacaktır.İşte davet bu ilmedir.
Bu ilmi bulamayan devrişler sözünde kalmışlardır.La ilahe illallah kişinin hararetini artırır,
fakat harareti giderecek ilimdir. Bu ilmede Tevhid ilmi denilir.
32-
Ey kardeş gelde Allah zikredin dedi Allah
Her nefeste de Allah budur makbul indallah
Zikrin olsun zikrullah fikrin olsun fikrullah
Hubbun olsun hubbullah hiç kalmasın gayrullah
Aşkın olsun Aşkullah zevkin olsun zevkullah
Seyrin olsun seyrullah çünkü oldun ehlullah
Allah de avaz eyle ten kafesi çak eyle
Can kuşunu azat eyle vuslat etsin illallah
Kalp evini pak eyle ravzayı rıdvan eyle
Huri ile gılman eyle zevke er sen abdullah
Mademki ben bende yok sen senlikle sende yok
Haktan gayri nesne yok her görünen vechullah
Aç gözünü ibretle bak görünen değilmi hak
FEHMİ nin sözü mutlak zahirim dedi Allah
Cenabı Allah kuranı keriminde:Zikren kesiyra ayeti ile zikretmemizi istiyor
.Başka bir ayettede ;o kimseler ayakta iken ,otururken,yatarak Allahı zikrederler.
yani zikrin olsun zikrullah,zikir edenin Allah olduğunu bil,fikir edeninde Allah
olduğunu bil demektir. Aşkın olsun Aşkullah ,yani maşukullah olsun .Zevkin ve
seyrinde seyrullah olsun.Zevki ve seyr edenin senden hak olduğunu bil.
Çünkü ehlullah,Aşık,ibadet eden ve seyir olunan o olduğunu bilmektir.
Seyir eden ve seyir olunanın o olduğunu bildinmi o zaman senin can kuşunu
azat eder.Çünkü bütün nisbiyetlerin kalmamıştır. Artık her tarafa kalbinin fikriyle bakılır.
33-
Bu alem mebdei sensin evvelsin ya Resulallah
Nübüvvet hatemi sensin ahirsin ya Resulallah
Cemi kurbi ferayizde batısın hak olur zahir
Nevafil kurbi hazrette zahirsin ya Resulallah
Senin esrarı miracın fena fillah olan bildi
Bekabillah bulan erdi o zevke ya Resulallah
Makamı kabe kavseyine nebiler hep ayak bastı
Ev edna sırrına sadrı emınsin ya Resulallah
Sen ol bir şahı kevneyinsin kamu kullar sana muhtaç
Samed ismine masharsın şefisin ya Resulallah
Makamı Mahmudun sırrın sana bahşeyledi Allah
Reisi enbiya sensin imamsın ya Resulallah
Sen ol bahri hakayikten çıkan bir dürrü yektasın
Sarraflar kıymetini taktir edemez ya Resulallah
Ol bahri ilmin emvacı yedi kat gökleri aştı
Ol sahrayı amanın ankasısın ya Resulallah
Sen ol mahbubu hazretsin seni vasfedemez FEHMİ
Sen ol mahzeni hikmetsin hakisin ya Resulallah
Peygamber efendimize sordular,ya Resulallah ilk yaratık nedir. Evvela benim Ruhum
halk edildi ya Cabir dedi. Bu Ruha küllü Ruh denildi. Sonra Cenabı hak bu Ruha in
aşağıların aşağısına buyurdu. Ruh evvela puaş idi. Toprak rengini aldı. Sonra bitki,bitki
rengini,sonra Hayvan hayvan rengini,ve sonra İnsan insan rengini aldı. Velhasıl
böylece bütün kainat Muhammed Mustafadan ve Nurundan almıştır.
Bu itibarla bütün kainatın ibdidası oldu. Nübüvvet itibariyle evvela gelmiş,feraiz
itibariyle batın olup nevafilde ise batın olmamıştır. Evvel, Ahir,Zahir, Batın olmuştur.
Resulullah efendimizin esrarı miraçı fenafillah olanlar bildi,beka billah olanlarda
o miraçın zevkine erdiler. Ehline malumdur. Tevhid yedi makamdan ibarettir.
Altıncı makam ki kabe kavseyindir. Oraya kadar yükselinir. Ondan sonraki makam ise
ev ednanın sırrıdır. Orası yalnız Peygamber efendimize mahsus olduğundan onun
sadrı onun için makamı mahsus olmuştur.
Bunun için bütün Peygamberler ve Kainat ona muhtaçtır. Bu sebebten alemlere
rahmet olarak gönderilmiştir. Çünkü o hakikat denizinden çıkan bir dürrü yektadır.
Sarraflar onun kıymetini taktir edemez. O ilim denizinin dalgaları yedi kat
gökleri aşmış,o bahri ummanın ankasıdır. Peygamberimize soruyorlar:Bu alem yok
iken Allah nerede idi, o umma idi buyurdular. Resulullah efendimiz daima Kainat
sahrasında umma olup uçup dolaşıyor. Ummanın ne olduğunu Mısrı Niyazi hz.leri
bir sözünde açıklıyor. Vechi ummadır,gör sen nedendir.hayret bana öyle ise
orası hayret yeridir. Bunun için Peygamber efendimiz :Ya Rabbi benim hayretimi
artır demişlerdır. İşte orası makamı Mahmuddur.ve yalnız ona mahsustur.
Onun için rahmeten lil alemin denildi. Cenabı hak cümlemizi şefaatına nail eylesin. Amin...
34-
Uluhiyette ahad sensin Allahım benim
Senin şanındır Samed sensin Allahım benim
Dünyayı var etmeden ademi halk etmeden
Ruhlar beli demeden sensin Allahım benim
Cenabı Allah,Allah adını uluhiyet mertebesinde almıştır. Henüz daha ne dünya nede
adem yaratılmamıştı.cenabı Allah uluhiyetinden rububiyetine tecelli etti.
Rububiyetinde iki yüzü vardır. Bir yüzü ubidiyet olan kulluk yüzüdür. Bir yüzüde
Rab lık yüzü olan irşad eden ve terbiye eden kemalat yüzüdür.
Meratibi ilahiye tahsilini yaptıktan sonra anladımki:Mülkünde senden.başkası.yoktur.
Yalnızsenin.yüzün.bakidir.Dolayısıyle de,bütün sıfatlarından tecelli eden sensin .
Ancak kesret alemine tecelli ettikten sonra,dünya ve adem denen esmalar isim almışlardır.
Yoksa uluhiyetinde iken dünya ve adem açığa çıkmadığı için gizlilikte idi.
İşte.o.zaman.dünya.ve.ademide.halk etmemiştin.Mazharlardan henüz tecelli
etmeden Ruhlarda sen bizim Rabbımız dememişlerdi. İşte,ben seni o Uluhiyetinden
Rububiyetine tecelli ederek Rablığınla zevk ediyorum diyor.
Ben bir cüzi akdemim Ruhundan üflenmeyim
Güneşten bir zerreyim sensin Allahım benim
Ben kadre idim yol aştım akıp nehre ulaştım
Çağlayıp bahre düştüm sensin Allahım benim
İnsan manada alemi kübradır.Fakat unsuriyet yönüyle bir nokta kadar küçük bir varlıktır.
İşte Fehmi hz.leri efendisinin mazharından veya efendi resminden ona Ruh üfürenin
Rabbı olduğunun idrakiyle Ruhundan üflenmeyim .senin gibi bir güneştende ışık ve nurunu
alan bir yıldızım.Ben kadre idim yol aştım akıp nehre ulaştım,Yağmur yağdığı zaman
küçük damlaıklar birikerek ırmak ve daha sonra nehir olup deryalara yol aldığı gibi;
Bir salikte Mürşidi kamilinde tahsil ederek cehaletinden kurtulup ilim ve irfaniyetiyle
kendi varlığının olmadığını anlayınca Cenabı hakkın varlığında yok olarak hakta hak
olmakla o deryada var olur.İşte Mürşidi
kamillerin görevide budur. Saliklerin kendilerine.nisbet.ettikleri.vücut.varlıklarını.
ifnaedip,vücud.varlıklarının.kendilerinin olmadığını,Cenabı hakkın olduğunu idrak edip
yaşamlarını ona göre mutluluk içinde devam etmelerıdir.
FEHMİde sen alimsin her umurda hakimsin
Sen duyar sen görürsün sensin Allahım benim
İlim Allahın bir sıfatıdır.Nerde tecelli ederse alim adını alır. İşte Fehmi hz.lerine
tecelli eden bu ilimle ,ya Rab sen alimsin her yerdede adaletinle her tecellini
yerli yerinde zuhur ettirirsin .Çünkü benden duyan,
benden gören sensin diyerek cenabı hakkın.kendi.mazharından.kemalatıyla.açığa.çıktığını,
kendinin.hiç.bir.varlığının.olmadığını yalnız bir mazhar olarak esmanın
gereği bu ifadeleri kullandığını söylemiş oluyor.
35-
Kuruldu ol bezmi ezel ikrarın verenler gelsin
Açıldı gülşeni vahdet ol gülü derenler gelsin
Okundu birliğe ezan huzurda duranlar gelsin
Olundu farza ikamet imama uyanlar gelsin
Cenabı Allah Araf suresi.172: ayeti kerimesinde Ruhlar aleminde ben sizin
Rabbınız değilmiyim diye Ruhlara hitap etti.İşte o zaman bu zamandır.
Bezmi ezelde evet sen bizim Rabbımızsın diyenler gelsin .Mürşidi kamilin
huzurunda işte o meclis kuruldu .Muhammed yüzünden o Cenabı hakkın davetine
icabet etsin. Çünkü Mürşidi kamiller Peygamberlerin varisi.olarak.zahir.ve.batında.
ezan.okuyup duruyorlar yani davet ediyorlar. Kendi insanı asliyeni öğrenmen için
günün imamı olan insani kamile tabi ol ve vakit geçirmeden icabet et.
Şarabı aşkı içenler mest olup meydana gelsin
Şemi Tevhide can atan yanmağa pervane gelsin
İlmi esrarı bilenler mektebi irfane gelsin
Muhabbet bahrına dalan dergahı seyrana gelsin
Cenabı.hakkın.sevgisinden.Aşk.içkisini.içip,kendinden.geçen.salikler.Tevhid.Nuru.ile
Nurlandıklarında,sonsuz.zevk.almalarından mütevellit.yandıklarının .hiç.farkına.varmazlar.
Aynen.lambakelebekleri gibi. Onlarda saatlerce ışığın etrafında döne,döne kendilerini
helak ederler.Bizlerde o sevgi içkisini Mürşidi kamilden içip kendimize nisbet ettiğimiz varlığımızı
Helak edebilirsek muradımıza ermiş oluruz.
Dost için cana kıyanlar meclisi kübraya gelsin
Kevseri Aliden içen FEHMİden peymane gelsin
Bu meclis Allah için canını feda edenler içindir. Canını feda etmek isteyenler,
cennet suyu olan kevseri yani ilmi ledünü , hakikat şehrinin kapısı olan Ali yani
Mürşidi kamil olan Fehmi hz.lerinden kadeh kadeh içmek için onun sohbetlerine gelsin buyuruyorlar .
36-
Aldır beni aldır beni dost yoluna döndür beni
Bak yüzüme güldür beni aşıkın olayım senin
Yandır beni yandır beni pervaneye döndür beni
Senlik ile doldur beni hayranın olayım senin .
Fehmi hz.leri burada dua ederek,Rabbına diyorki,benim varlığımın olmadığını,
varlık sahibinin sen olduğunu bana lütfet. Senin sevgin beni o kadar sarsınki,
senden başkasını görmeyeyim. İkilikte daima huzursuzluk ve mutsuzluk vardır.
İhtilaflar hep ikiliktedir. Kişi birliğe geçerse yüzü daima güler. Onun için sende
sen olayımda,her an ayrı tecellilerini hayretle zevk edeyim.
Al beni benlik kalmasın senden gayri var kalmasın
Perde hicap hiç olmasın seyranın olayım senin
Aşık oldum çün ben sana hub cemalin göster bana
Bir kez bakam senden sana irfanın olayım senin
Bir kişi insanı kamile gelip Tevhid mertebelerinde ,efalinin,sıfatının ve vücudunun
olmadığını ,bunların cenabı hakkın olduğunu idrak ettiğinde zulmani perdeleri kaldırılmiş olur.
Artık o mashardan bilen ve gören cenabı hak olmuş olur. İşte senden sana cemalini göreyim.
demesi irfaniyetle tecellileri seyretmesi demektir.
Gurbete çıktım çağında düştüm kesret pazarında
Bülbül gibi dost bağında figanın olayım senin
Aşkını verdin sen bana yandım yakıldım ben sana
Gece gündüz hep bana seyranın olayım senin
Bir ayeti kerimede : Bizler Allahtan geldik tekrar Allaha rücu edeceğiz Buyurulmaktadır.
İşte bizler Rabbımızın vahdaniyet deryasından geldik ve bu kesret alemine gurbete çıktık.
Bu alemde günümüzü tamamlayınca tekrar vahdaniyet deryasına dönmekle Rabbımıza kavuşacagız.
Yalnız bu aleme başı boş gönderilmiş değiliz. Bir Arifin :Beka mülkünden eyledik
teşrif bu darı fenaya imtihan için .Gece gündüz niyazim odurki,cemali pakını
anlamak için dediği gibi bu kesret aleminde gülün dalında seherlerde öten bülbül gibi
bizde daima zikredelim. Sen bu Aşkı bize vermezsen biz seni nasıl zikrederiz.
Bizden bu Aşkını eksik etme diyor.
Talibi oldum ruyuna yandım yakıldım uğruna
Şefkat eyle ben kuluna kurbanın olayım senin
Ya Rabbi senin cemalullahına talibim onun uğruna yanıp yakılıyorum.
Bu fakire şefkat eylede daima cemal yüzünü göster.bunu çok arzu ediyorum.
37-
Eya ey abidi Rahman edeptir hak bize ilan
Kalanlar şirki hafide bulamaz derdine derman
Bu şirk iki kısımdır hem biri şirki celidir bil
Biri şirki hafidir hem bunu bilmedi cahilan
Şirk ne demektir.Şirk Allaha ortak koşmaktır. Resulullah efendimiz
Ben ümmetimin cehri şirkinden korkmam fakat hafi şirkinden emin değilim.
buyurmuşlardır. Onun için şirk ikidir. Birisi cehri şirk,biriside gizli şirktir. Bunu cahiller bilmez.
Odur şirki celi bil kim ederler saneme secde
Bu alem maverasında nedir bilmezler ol Subhan.
Gel ol şirki hafiden kim biraz sırlar edem ifşa
İşitip olalar irşad okuyan cümle salikan
Cehli.şirkte.olanlar.puta.secdeederler.çünküonlarınAllah.hakkında.bir.bilinçleri.yoktur.
.Ya.canlandırdıkları.hayallerindeki.puta.ibadet etmekteler,veya.Mürşüdüm.diyebildikleri
Mürşidlerinden tecelli eden kemalata değilde onun resmine secde ederler.her ikiside puttur.
İkidir şirki hafi hem biri ameldedir bil kim
Biri itikatında hem buna şahit durur kuran
Amelde şirk odur bil kim edersin gayre muhabbet
Uyarsın nefs hevasına olursun nefse abidan
Hafi şirk ikidir.1-İtikattaki şirk 2-Ameldeki şirktir. İtikatımız imamı maturi meshebidir.
O ise ehli sünnet vel cemaattır. Yani cenabı Allahın bu alemde beş tecellisi ile zuhura
geldiğini bilmek ve inanmaktır. Bunlar 1-zatı 2-sıfatları 3-esmaları 4-efali 5-asarı
yani eserleriyle zuhura gelmesinden ibarettir. Bir hadisi kudside :
Ben gizli bir hazine idim bilinmekliğimi murat ettim ,bu halkı halk eyledim.
bunun isbatıdır. Çünkü zat olarak gizlilikte olan Cenabı Allah sıfatlarına ecelli etti.
Her sıfat esma alarak fiilleriyle şekillendi,ve eserleriyle göründü.onun için
itikatımızı zanda hayelde değil ,bizzat duyarak ve görerek inanırsak mülkünde
ondan başkasının olmadığının inancı ile itikattaki şirkten kurtulmuş oluruz.
Yoksa iki varlık kabul etmek daima şirktir. Ameldeki şirkte :Hak ve hakikatı
bilmemekten mütevellit gayriye ibadet etmek ve muhabbet etmektir.
Çünkü sen ayrı hak ayrı olarak ona ibadet edersen nefsine tabi olmaktan mütevellit
ikilik içersinde şirkten kurtulmuş olamazsın.Zira sende güç ve kuvvet var ,
onunla ibadet ediyorsun .Ayrıca Allahta güç ve kuvvet benimdir diyor.
Bu şirk yani ikilik ve ortak koşmak değilmidir.
İşte bunun farkını öğrenmek istiyorsan bir Mürşidi kamile git ve öğrenerek
.bu.şirkten.kurtul.Yoksa.Allaha.değilde.nefsinekul.olmaktan kurtulamazsın.
Gece gündüz budur fikri ki doğmuş kalbine zikri
Tasavvur etti kalbinde oyunbaz halleri her an
Onlar hakkın mudillun esmasına mazhar olmuşlar
Ol esma onların rabbı ederler secde gafilan
Bir kişi itikatını düzeltmeden ne kadar ibadet ve taat yapsa dahi fikrindeki ikilik zikri
onu hak ve hakikattan uzaklaştırıp çeşitli sapık inançlara sürükler. Onun için gafil
olarak Allaha ibadet ediyorum diye o esmaya ibadet ederler.
Şuara suresi ayet 23: Allahla birlikte başka ilahlara.ibadet.etmeyiniz buyurulmuştur.
Çünkü.kişiye.şah.damarından.yakın.olan.Allahı.bilmemekten mütevellit ,onunla beraber
hayalindeki veya zahir bir esma olarak hak diye kabullendiği ilahlara ibadet etmeyiniz demektir.
Onlardır nefse arif değildir Rabbını bilmez
Onlar ol şerri devabtır ki etti nefsleri tuğyan
İkinçi şirk budur bil kim mutekidir itikatında
Bu şirkin azamıdır kim bunu bilmezdi zahiran
Bu cahil kişiler nefslerine arif olmadıkları için onlar Rabbını bilmezler.
Çünkü yaradılışlarında kötü istidatlı olmaları nedeniyle en büyük günah olan
şirk ehli olduklarını bilemezler. Bir hadisi şerifte Nefsini bilen Rabbını bilir
.buyurulmuştur. Nefsini bilmeden şirkten kurtulmak mümkün değildir.
Eder secde kuru yerde ki bilmez Rabbını nerde
Olur kendi hakka perde budur sahibi kamisan
Olur abit hakkın gayri ki kendi gayri hak gayri
Onlar zenbi vücuttur hem erişemez onlara gufran
Bir kişi Rabbını bilmiyorsa kuru kuru yere secde ediyor demektir
. Çünkü kendi ayrı Rabbı ayrı olarak ibadet ederse,kişinin kendi varlığı Rabbını
bilmek ve görmeğe engel olur. Resulullah efendimiz: Vücud günahından daha
büyük bir günah tasavvur edemiyorum buyurmuşlardır. Şu halde kişinin varlığı
en büyük günahtır. Onun için bu kişilerin kendi varlıkları en büyük günah olması
nedeniyle onlara Rabbımın bağışlaması erişmez.Onlar bu şirkten kurtulmadıkları
müddetce ibadet ve taatları taklitten öteye geçmez.
İlahi nice edelim sana tesbihu taktisler
Ki biz fani zülaliz hem göründük cümlemiz bir can
Alan sensin veren sensin gören ve görünen sensin
İşiten söyleyen sensin yine sensin o mahmudan
Bu FEHMİnin haceti senden bana bildirdi ben bilmem
Bilen ve bilinenn sensin senindir ilim ile irfan
İlahi ya Rabbı seni ne kadar yüceltsem ve öğsem yinede azdır. Bizler ise faniyiz.
Yani yokuz. Biz lerin hepsinden görünen senin varlığındır. İlimde senin irfaniyette senin dir.
Bizlerden kemalatınla tecelli edersen ançaksın bilebiliriz. Yoksa varlığımız yokki bilelim.
Sen bizlere lütfeyle .Alan sen veren sensin ,gören sen görünen sensin.işiten sen işitilende sensin.
38-
Esti çün badı saba kalmadı gayri heva
Doğdu güneş maşrıktan hiç dolanmaz gün oldu
Gitti kış hiç kalmadı nihayetsiz yaz oldu
İlk baharın bülbülü gülün dalına kondu
Sabah rüzgarı kişinin gönlünde estimi gayriyete olan istidat ve hevesi yok olur.
Sabah rüzgarı nedir. Sabah rüzgarı bir salikin üç defa Allah Allah Allah diyerek
idrakiyle fena fillah olmasıdır. Kişi fena fillah olunca Ruh güneşi onun kalbine doğar.
ve hiç bir zamanda artık batmaz. Kalbin Ruh penceresi açıldığı için,kalbin nur ziyası ;
Göz,Kulak,Dil gibi sıfatlarından görünmeye başlayınca kişinin haktan uzaklık kışı artık kalmaz.
İlk baharda güllerin dalında öten bülbüller gibi bir salikin Ruh bülbülüde kişinin
sıfatlarından ötmeye başlar. Daha evvel zikirde iken Allah Allah Allah diyen salik artık
ikilikten kurtulmuş ,Ruh güneşinin gönlünde doğmasıyla sıfatları olan vücut ülkesinin
güllerinin dalında Ruhun sıfatlarından tecellisiyle kendini göstermiştir.
Yok olmadan var olmaz var dahi yoktan olmaz
Anladım çün ben beni hep görünen hak oldu
Gül kokanlar gül oldu bülbüle didar oldu
Kaftan kafa hükmeden mülke Süleyman oldu
Mürşidi kamile geldiğinde anladımki;benim diye bildiğim varlığım yokmuş.
Bu varlık cenabı hakkın olduğunu öğrendim. Varlık hicabım açılınca.da.meğer.
hep.görünen.hak.imiş.Cenabı.hakkı.kemalatıyla.zuhura.getiren Muhammede
gül denilmektedir. Kimki cenabı hakkıRahmaniyeti.ile.açığa.çıkardı,işte.onlar.
Ruh.bülbülüne.sevgili.olurlar..Çünkü.Allah bilinmekliğini istemiştır. Kemalatıyla
zuhura gelen Muhammed sıfatınıda açığa çıkmasına
vesile olduğu için sevecektır. Sevdiği.o.kulunun.hem.ten.kafı.hemde.
can.kafı.mülküne.Süleyman.olarak hükmedecektir.
Sır idi zahir oldu Nur idi Batın oldu
Hep gönüller bir oldu Evvel Ahir ol oldu
Geçtim Dünya deminden hem ukbanın seyrinden
Len terani yok bana güle gül didar oldu
Cenabı hak daha evvel gizli idi. Bilinmekliğini istediği için Mürşidimden tahsille
makamı cemde,Ruhullah olarak zahir oldu Nura tebdil olarak Muhammed sıfatlarında
tecellisiyle esma alarak batın oldu. İşte suret ve siretimin Tevhid olarak idrakı,
bana evvel ,ahir,zahir,ve batının birlik zevkini tattırdı. Artık yağmur tanesinin ister bulut,
ister kar olarak görünmesi beni yanıltmıyor. Hangi şekil ve yerde görünürse görünsün
aslının ne olduğunu zevk ediyorum buyuruyorlar.
Geçtim dünya deminden yani sevgisinden ,hemde Ahiret sevgisinden ;
Çünkü dünya beni haktan uzaklaştırıyordu.Ahirette huri, gılman gibi yapılan ibadet
ve taatların karşılığı verilen cennet nimetleri,ben bunları istemem yalnız
cemalullahını seyretmeni isterim. Elhamdulullah bana len terani yani zannettiğin gibi
beni göremezsin hitabıda olmaz. Çünkü seni zanda değil bizzat gül olan
Muhammedlerde.kemalatınla.tecellilerini görüyorum. Rahman yüzünü onlarda müşahede ediyorum.
Dostu buldum tenhada konuştum kana kana
TALİBİden görünen kendisi canan oldu .
Artık dostum olan cenabı haktan başka bir varlık kalmadığı için baş başa ,kana kana konuştum.
Yani mülkünde ondan başkası kalmayınca benim diye ifade ettiğim sıfatından daima
her an ayrı,ayrı tecellisi,hakkın.sıfatı.olan.Muhammedle konuşmasıdır.
Çünkü tecelli eden kendisi,tecelli olunan sıfatta kendisi olduğuna göre candan görünen canandır.
39-
Senin ismin biri Ahmet çü geldin aleme Rahmet
Sadakatla sana biat eden dönmez misakından
Hayat bahşeyledin nice ölüler eyledin ihya
Dirileri fenafillah uyandırdın niyamından
Peygamber efendimizin vahdaniyetteki bir adı Ahmeddir. Aşık Niyazi divanında
:Sümmedanada Ahmed,ve tedallada Muhammed,ve kane kavseyinde Mustafa,
ev ednada Mahmutsun ya Resullullah buyurmuşlardır. Onun için vahdaniyet deryasından
bu kesret alemine rahmetinle tecellini gösterdiğin gibi Mürşidi kamilimin levhi mahfuzundan
benim gibi saliklere rahmetinle zuhur ettin .elbette sana tabi olanlar sözünden dönmezler.
Zira bizlerin gönlü daha evvel hep ölü idi. Nefesinle bizlerin ölü kalplerimizi dirilterek
gaflet uykusundan uyandırdın .Yani kendi varlığımızı hakkın varlığında yok ederek
fenafillah olduk. Ve hakkın varlığı ile dirildik.
Senin ol bahri ilminden bilenler bildi bir zerre
İçenler içti bir kadre şarabı has zülalindan
Vücudu kabri kuddusu ziyaret edene müzde
Şefaatın olur vacip işittiler lisanından
Peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde: Hiç bir yerden kurtuluş bulamadığın
zaman kabir ehlinden istimdat isteyiniz buyuruyorlar.Bu kabir ehli bizlerin bildiği gibi
toprak altındaki Evliyalardan değil,vücut kabirlerinde olan ilmiyle amil Mürşidi
kamillerden yardım isteyiniz demek istiyor. İşte kendi varlığını hakkın varlığında
yok edıp o mazhardan irşat edenin Cenabı hak olduğunun bilinci ile onlara biat edenler ,
onlardaki irfaniyet ve kemalatı elde ettiler.
Hitabı bezmi ezelde görenler gördüler yüzün
Ol şemsten bedr olanlar geçerler hep masivadan
O kabri manevi içre vücudun görseler zühhat
Atardı şema pervane gibi canın ferahından
O kabri bildiler FEHMİ cihanda ancak arifler
Şefaat buldular onlar kim o sultanla likasından
Salikler Mürşidi kamilin dizi dibinde aldıkları telkinatla.manevi.güneşin.nurlarını.
kendi.gönüllerinde .gördüler.Cehalet.ve.gayriyet zulmaniyetlerini.yok.ettiler.
.Bir.ayın.gece karanlığında her tarafı aydınlattığı gibi,gönülleri aydınlandı.
Adeti zikirlerle uğraşan zahitler bu canlı kemalat sahibi kabirleri ziyaret edip
onların bu yüceliklerini bilmiş olsalardı,canlarını feda etmekten sakınmazlardı
.Bilemediler. bunu Ancaksın Arif olanlar bildi. Ve şefaat bularak Cenabı hakla
buluşma mutluluğuna erdiler.